baharat fiyatları ve modern islam
evet arkadaslar sizlere bugün bilgileri yazan baharat fiyatları diyorki Artık İstanbul’un fethinde olduğu gibi, bir topluluğun diğerine askeri galebesinin ötesinde söz konusu olan, modern Batı’nın sair dünyaya kendi medeniyetini model olarak dayatarak kaderini değiştirmeye zorla-masıydı. Batı’nın XIX. asır İslam dünyası üzerindeki etkisi, İngilizce literatürde klişeleşmiş bir deyimle the impact of the West (Batı'nın darbesi) olarak ifade edilmiştir. S. Huntington (1996: şSj’ın da dile getirdiği gibi, tarih boyunca kesilmeyen medeniyetler arasındaki kültürel alışverişler hiçbir zaman bir tahakküm ilişkisine baharat fiyatları dönüşmemişti. Örneğin bir zamanlar Çin ve Hint kültürünün çeşitli kalemleri daha ziyade egzotik niteliklerinden dolayı Batı dünyasında revaç bulmuştu. Oysa XIX. asırda Çin ve Hindistan’da Batı’nın kültürel ürünleri, zatî egzotik niteliklerinden çok arkasındaki maddî güçten dolayı revaç kazanmıştı.Napoleon (1961: 59), şimdi Mısır’ı fethetmeye hazır Batılı gücün geçmiştekinden kritik farkını açıkça belirtir. Ona göre 1250’de Mısır, kendini savunmak için daha zayıf bir durumda olduğu halde IX. Louis, durumu lehine çevirmeyi başaramamıştır. O, sefere çıkarak, çarpışarak ve ülke üzerindeki nüfuzunu pekiştirerek harcayacağı sekiz ayı dua ederek baharat fiyatları geçirmişti. Oysa şimdi kaydettiği bilimsel-teknolojik gelişme sayesinde Batı, daha az askerî bir kuvvetle Mısır’ı fethedebilecek hale gelmişti. Böylece Haçlı Seferleri’nden tam 700 yıl sonra 1798’de, Napoleon’un kumandasındaki bir Fransız askerî gücü, fazla bir dirençle karşılaşmadan o zaman bir Osmanh eyaleti olan Mısır’ı işgal etti. İşgali Mısır’dan Filistin içlerine kadar genişletme teşebbüsü akim kaldı ve kısa bir süre sonra 1801’d< Fransız güçleri Mısır’dan çekilmek zorunda kaldı. Ancak bu ne Mısırhla rın, ne de tâbi oldukları Osmanlılarm, Fransızlara rakip başka bir Avru pah gücün, İngilizlerin sayesinde olmuştu (Levvis 1994: 55-57)-
Kısa {1798-1801) sürmekle birlikte İslam dünyasının kaderi üze ' uzun vadeli etkileri bakımından bu işgalin tarihî anlamı büyük (Ze'evi 2004). OsmanlI’nın Batı ile uzun süreli savaşları, hep Balka^ ve Orta Asya sınır boylarında yürütülmüştü. Bu alışılagelmiş savaş hatla*^ rını bir çırpıda atlayan Napoleon, Osmanh’yı hiç ummadığı bir yerden Arap ana-bölgesinden vurmuştu; bu, artık tüm Osmanh bölgelerinin kırılganlığını gösteriyordu. İkincisi, yaygın yoruma göre Şark Mesele-si’nin başlangıcını oluşturan bu işgalden sonra, Avrupa ülkeleri arasında yalnız Avrasya kıyıları değil, iç bölgelerine kadar “Osmanh pastası"nın paylaşılması hesapları hız kazanmıştı.
Nitekim bizzat Napoleon (1961: 197) ı8o8’de St. Petersburg’daki Fransız büyükelçisine Osmanh İmparatorluğu’nun muhtemel taksim projesinin Rusya ile müzakeresine ilişkin çekincelerini aktarıyordu. Ona göre temeldeki soru daima şudur: “İstanbul'a kim sahip olacak.^ Bu süreç, stratejik önemi dolayısıyla daha sonra 1882’de Mısır’ın İngiltere tarafından işgaline yol açacaktı. Üçüncüsü bu işgal, Osmanh İmparatorluğu nu ölümcül değişime zorlayan, hatta il. Mahmud’u kahrından öldüren tehlikeli bir rakip doğurmuştu. Kısa sürmekle birlikte yerleşik siyasî dengeleri altüst eden Napoleon’un işgalinden sonra ortaya çıkan iktidar boşluğu, Mısır’da azman bir derebeyinin, Mehmet Ali Paşa’nın yükselişine imkân verdi (Brovvn 1984: 25-6).
Yakın Doğu’da ideolojik bir yayılmacılığın üssü olarak gördüğü Mısır’a ory'antalizmin desteğinde hazırlıklı gelen Napoleon (1961: 58-9), İskenderiye’yi işgalinin ertesi günü 2 Temmuz 1798’de Mısır halkııia hitaben Arapça bir bildiri yayınladı. Bildiriye egemen üsluba göre o, Mısır'a kurtarıcı ve medenileştirici olarak gelmiştir. O, Mısır halkına bu hitabıyla takdir ettiği Büyük İskender’i taklit etmektedir. Yendiği milletlerin sevgisini kazanma sanatına sahip İskender, ona göre, toprakların ötesinde gönülleri de fetih başarısını göstermişti. İskender’in Mısır’ı fethettiğinde Amon isimli Tanrı’ya gidişi tamamıyla politikti. "Eğer Doğu’da kalsaydım muhtemelen namaz kılıp rükû edeceğim Mekke’ye hacca giderek İskender gibi bir imparatorluk kurardım."